Miras Hukuku, bir kişinin ölümü üzerine geride bıraktığı mal varlığının (tereke) nasıl paylaşılacağını ve kimlere intikal edeceğini düzenleyen hukuk dalıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun üçüncü kitabı miras hukukuna ayrılmıştır.
Miras hukuku, aile bireylerinin haklarının korunması ve miras bırakan kişinin son iradesine saygı gösterilmesi ilkeleri üzerine kuruludur. Bu alanda ortaya çıkan uyuşmazlıklar genellikle aile içi ilişkileri doğrudan etkilediği için hassas bir yaklaşım gerektirmektedir.
Türk Medeni Kanunu'na göre yasal mirasçılar, miras bırakanın kan hısımları, evlatlık ve altsoyu ile sağ kalan eştir. Miras payları zümre sistemine göre belirlenmektedir. Birinci zümre altsoy (çocuklar), ikinci zümre ana ve baba ile onların altsoyu, üçüncü zümre ise büyükanne ve büyükbabadır.
Vasiyetname, bir kişinin ölümünden sonra mal varlığının nasıl paylaşılacağına ilişkin iradesini açıkladığı hukuki belgedir. Resmî vasiyetname, el yazısı vasiyetname ve sözlü vasiyetname olmak üzere üç türde düzenlenebilir.
Saklı pay, kanun tarafından belirlenmiş yakın mirasçıların miras payından vazgeçemeyecekleri asgari orandır. Saklı pay sahibi mirasçılar; altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eştir. Saklı payın ihlali halinde tenkis davası açılabilir.
Miras hukuku davaları genel olarak miras bırakanın son yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmektedir. Veraset ilamı ise Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınır.
Miras hukuku alanında profesyonel hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.
Hemen İletişime Geçin