Ceza Hukuku, toplum olarak bir arada yaşayan bireylerin güvenliğini, huzurunu ve refahını koruyup gözetmek amacıyla kişilerin birbirlerine karşı yapabileceklerinin sınırını belirlemek, hak ihlallerini önlemek ve olası bir haksız eylemin olması durumunda faili cezalandırmak amacıyla oluşturulmuş bir hukuk alanıdır.
Ceza Hukuku, haksız eylemin failini cezalandırarak başka bir bireyin de aynı suçu işlemesinin önüne geçmeyi amaçlar. Bu sayede hem fail suçun cezasını çekmiş, hem mağduriyet yaşayan kimselerin hakları gözetilmiş hem de suç potansiyeli bulunan kişiler için caydırıcılık unsuru oluşturulmuş olur.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Türk ceza hukuku mevzuatını oluşturmaktadır.
Ceza hukuku, Türk Ceza Kanunu'nca belirlenmiş, haksız fiil sayılan ve suç unsuru oluşturan her türlü suçu ve bu suçların yaptırımlarını konu edinmektedir.
Ceza hukukunun kapsadığı konuları şu şekilde sıralamak mümkündür:
Madde 3- (1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. (2) Ceza Kanunu'nun uygulanmasında kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal veya diğer fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, millî veya sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınamaz.
Madde 11- (1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye'de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
Madde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanı'nın istemine bağlıdır.
Madde 24- (1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez. (2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz. (3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur. (4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hâllerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur.
Madde 25- (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
Madde 28- (1) Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hâllerde cebir ve şiddet, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır.
Madde 29- (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Madde 31- (1) Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
Madde 32- (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.
Madde 34- (1) Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez.
Ceza ve ağır ceza davalarının dayanağı olan kanun metinlerini detaylı incelemek için, Türk Ceza Kanunu bağlantısını ziyaret edebilirsiniz.
Maddi ceza hukuku, yalın bir anlatımla, işlenen suçun kanunda karşılık gelen cezasına bakılmasıdır. Maddi ceza hukukunda nesnel olarak suça ve suçun karşılığına bakılır. Burada kanunda olduğu gibi suçun öğeleri ve niteliği önemlidir. Bir adam öldürme suçu var ise kanunda da bu suçun karşılığı olan bir ceza yaptırımı vardır. Maddi ceza hukuku bu minvalde suçun maddesel tarafı ile ilgilenir, suçun işlenmesinin ardındaki sebepler manevi ceza hukukunun konusudur.
Manevi ceza hukuku suçun ardında yatan sebepler ve öznel olarak suç ile ilgilenir. Burada kanunun ve suçun karşılığı olan cezanın yanı sıra kişinin suçu işleme sebebi, niyeti, gerekçeleri gibi özelliklerin de üzerinde durulur. Kısacası suçun manevi kısmı ile ilgilidir. Hâkim suçun cezasına indirim yapabilir veya ağırlaştırabilir.
Ceza Hukuku alanında amaç suçun failini cezalandırmak ve fail olduğu şüphesi bulunan masum kişileri aklamaktır. Ceza hukuku avukatları da bu doğrultuda adaletin yerini bulması amacıyla kişilerin savunmasını gerçekleştirir. Ceza hukuku alanında suç ve deliller detaylı olarak incelenir. Suçun işlendiği yer, suçun işlenmesine sebep olan unsurlar, failin savunması, mahkemeye sunulan delillerin yeterliliği gibi pek çok faktör ceza davaları için önemlidir.
Ceza Hukuku alanında yetkili mahkemeler Ceza Mahkemeleri ve Ağır Ceza Mahkemeleri'dir.
Ceza hukuku alanında profesyonel hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin. Savunma haklarınızı en etkili şekilde koruyoruz.
Hemen İletişime Geçin